Köşe YazısıKültür

HASSASİYETİ UNUTMAYIN

Çevrenize dikkatli baktığınız zaman birbirinden farklı canlılar görürsünüz. Yeşillikleri fark edersiniz ve hayvanların üzerindeki çizgileri inceleme yapmaya başlarsınız. Öncelikle kısa bir yolculuk yapalım; Etrafınızda size renk katan nedir?  Bir film gibi izleyin ya da tiyatroda rol alan birinin mimiklerine bakabildiğiniz kadar dikkatli bakın.

Sabah saatlerinde bir teyze gördüm, her zaman o sokak başında kaldırımda otururmuş. Biraz poşetinde ekmek vardı, sakin ve yüzüne ilişen çizgiler arasında ufak bir tebessüm… Konuşmak için önce selam verdim, kısa bir süre beni inceledi. Sonrasında hayat hikâyesini anlatmaya başladı:  Teyze’nin anlattığı Gölcük depremi birden uyanmayan nöronlarıma seslendi. Teyze:” Bütün ailemi kaybettim; ama ben dilenci değilim” dedi. Konuşmalar uzun sürmedi ve ben bu konuda hakkında soru soramadım. Uzun bir süre insan engelli torunlarıyla bu şartlarda nasıl yaşar diye düşündüm! Sabahın erken saatlerinde zengin bir insan o sokaktan geçiyor olsa, herkes hürmet gösterir; ancak bu teyze gün boyunca o sokakta otursa,  kimse onu fark etmez. Bütün gün markette kalan ekmekleri toplarmış, yaptığı iş insanları rahatsız ediyormuş.  Sürekli yanına gelip,  sesli bir şekilde kızarlarmış. Bizi birbirimizden ayıran içimizdeki vicdandır.  Mesleğiniz ve dini inancınız hiç kimseyi ilgilendirmez. Asıl mesele insanları ne kadar fark ediyorsunuz. Yolda yürüdüğümüz zaman kaldırım taşlarını mı sayıyoruz ya da günün yorgunluğu arasında dalgın ve sessizlik içinde mi kalıyorsunuz? Yaşamın içinde dokunamadığınız hayatlar var.  Çevrenizde şikâyet ettiğiniz ne varsa, durup düşünmek gerekir.  Yapabileceğiz en güzel şey görünmeyen gerçekleri fark edin.  Ön yargıyı bırakın ve çevrenizi inceleyin. İnsanların yaralarına dokunun. Zorluklar ne kadar ağır olsada, çınar ağacı kadar kendine güvenen bir kadın… Yaşlıların güneşe olduğu kadar, sevgiye de ihtiyaçları var.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu